HALLER ve BEDELLER! (ZERRE HAYIR ve ZERRE ŞER)

Kendi nefsi ve hevası için yaşayanlar kendi nefisleri için yaşadıkları kadar ve cihet itibariyle ceza ile mukabele olunur ve ona göre haşrolunurlar.

Hâk, hakikat ve halk ile hemhâl olup dertlenenler de kendi emel ve amelleri kadar değer bulurlar Allah indinde. Salih emel ve amelleri değerli kılar insanları ancak.

Hâk-hakikat ve halka mugayyir ve düşman olanlar da düşmanlıkları kadar düşmanlık bulur Allah indinde. Vay o zalimlerin ve alçakların haline!..
 

Ektiğini biçer yani herkes; ne ekmişse mahsül odur! Hayır-hasenat ve rahmet ise rahmet, zulmet ise zulmet!.. Ne kadar akletmiş, ne kadar fikretmiş, ne kadar zikretmiş, ne kadar mücadele etmiş hak ve hakikat uğruna; ne kadar hak ve hakikatin üzerini örtmüş ya da?.. Ne kadar zulüm ve fesad, ne kadar rahmet ve selamet sadır olmuş ise bizlerden odur elde edeceğimiz! Mal ne ise değeri de odur tabiri caizse; değeri kendisi ile müsavi ve aynıdır insanın. Kalpleri biliyor Allah Taala; mal Onundur tabiri caizse.

Kahrolsun cehalet ve cahiliye! Bizleri hak ve hakikatten karanlıkta bırakan ne kadar cahiliye ve zulmet varsa kahrolsun! Cehaletten daha korkunç ne vardır? Bütün zulüm ve zulmetleri cehalet besler! Cehalet insanın ve insanlığın katilidir; kurbanları saymakla bitmez!

İnsanın ve de kitlelerin her niyet ve amelinin müspet ve menfi olarak ‘değer’i ayrıdır; farklıdır velhasıl.  Ameli salihten ne varsa insan-lar-da ve ne yoksa karşılığını bulur insan-lar. Var olan salih amelin ecri, işlemekten geri durulmuş salih emel ve amellerin de işlenmemesi ve eksik bırakılmasının bedeli tahakkuk eder.

Tuli emelden; kötü ve esfel emel ve amellerden de ne varsa niyette ve fiilde, onların karşılığı tahakkuk eder. Olmayan salih emel ve amelin de yokluğunun bedeli tahakkuk eder yine! Haksızlığın karşısında susup dilsiz şeytan olmak gibi mesela; zulme seyirci kalmak gibi büyük günahlar!.. Kayıtsızlık, sorumsuzluk, vicdansızlık, merhametsizlik, adaletsizlik ve haksızlıkların tümü!.. Şahitlikten kaçınmak mesela çağımızda! Fitne ve fesadın göz göre göre yayılmasına seyirci kalmak ve hatta hizmet etmek!.. Deccal misali yığınla kişi ve odağın insanları bile bile saptırması Hak ve hakikatten!.. Korkunç emeller ve ameller velhasıl!

Ve elbette tevbesi mümkün olup da kabul edilen tevbeler, pişmanlıklar, af ve setr tecellileri de var ve vasıl olanlara ne mutlu!.. Tevbesi mümkün olmayan ve Allah Taalanın ebedi lanetine uğramak ise ne korkunç!..

Hem niyet ve emellerimiz hem de amellerimiz itibariyle kendimizi düzeltmeye çabalamak durumundayız özetle. Umutla, mücadele ile, dua ile hak ve hakikate ve sonsuz hayırlara cehdetmekten başka hiçbir seçeneği yok biz insanların! Her anlamda iyi olmaya, iyi-güzel-doğru ve mükemmil olana çabalamak zorunda olduğumuzu anlamıyoruz! Bizi kurtaracak olan muhakkik olmaktır, ehli hak olmaktır her anlamda; akletmektir en güzeli ve en hayırlıyı, üstün ahlaktır. Bizi kurtaracak olan dünya veya dünya hayatının yanılsamaları ve taassupları değil!

Anlayabilmek dileğiyle; Hâk ve hakikatin hakkını verebilmek dileğiyle İnşAllah.

Vesselâm..

 
Bayram Karaman
13 Ocak 2018
Telif hakları Bayram Karaman ve Hakikat Okuluna aittir. Ticari yayın mecralarında izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ve yayımlanamaz.
(Visited 36 times, 1 visits today)

About The Author

You might be interested in

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir