GERÇEĞİN YÜZÜ (1)
1. Hak ve batıl biribirine karışmış her metabolizmada, her kafada ve her toplumda! Kendi kendisinin ayırdında dâhi değil birey ve toplumlar!
2. Uyanmak yahut ayırdında olmak istemiyor insanlar! Hakikate uyanmayı ve yüzleşmeyi istemiyorlar çünkü yüzleştiklerinde veya uyandıklarında bütün afyonlar patlayacak, bütün zan-heva ve yalanları yıkılacak! Yalın gerçeklik ile baş-başa kalacaklar!
3. Bütün yanılsamaları ile yüzleşmek, sil-baştan kendilerini yeniden inşa etmek zorunda kalacaklar. Bütün zanlar-egolar-yalanlar-illüzyonlar-tutundukları her ne varsa imgesel, simgesel, maddi, manevi, şehevi, zevk-şevk-motivasyon, batıl inanç vs hepsi yıkılacak!
4. Yâni ölecekler! Ölmeden önce ölünüz diyor ya Hz. Muhammed A.S; işte o ölüm tecelli edecek ve hakikat ile yüz yüze kalacaklar! Hakkı; Hakkın hükümranlığını görecekler ve secde etmek zorunda kalacaklar! Bu yüzden yalana geri kaçıyor herkes! Hakikat çileli bir yolculuktur; yalan ise: “kaç ve kurtul!” Ancak yalan palyatif çözümdür, eğretidir, dünyevidir ve sonunda yalan balonu patlamaya, zail olmaya mahkumdur. Kaçış son bulur nihayet ve hakikat kıskıvrak yakalar insanı!
Bir hayat boyu kaçtığı hakikate yakalanır insan nihayet ölümle ama “rıza imkanı ve zamanı” kalmamıştır artık! Yalan ehli yalan ile haşrolunur, hakikat ehli hakikat ile haşrolunur artık.
Bu yüzden dünya hayatında bedelini ödediğin, çilesini çektiğin hakikat senindir; senin azığındır, servetindir. Seni yarı yolda bırakmaz hakikat, cehaletten, yalandan, tağuttan, zulüm ve zulmetten, zayıflıktan, güçsüzlükten, korkaklıktan kurtarır! Gerçek manada var olursun Biiznillah. Hakikat ne zail olur ne de balondur ki patlasın!
5. İşte bu hazır kurulu sistem-batıl-zan-heva-yanılsama-illizyon ve sair yığınla şehvet ve menfaati bırakıp; nefislerini resmen ayakları altına almaya ve batılda ölmeye yanaşmıyor insanlar! Yalanın çilesini çekiyorlar ama ama Hak ve hakikate yanaşmıyorlar! Bu halde nasıl ölsünler!! Daha doğrusu batılda ölüp hakikatte nasıl dirilsinler!? Bütün sistem ve sistematik batıl ve tağut üzerine çöreklenmiş; insanın ümüğünü sıkmıştır! İnsanoğlu sistemi ve yalanı gerçeğe; hakikate uyanmaya yeğliyor bile bile!!
Ve malesef en büyük trajedya müslümanların müslüman olmaması, İslamın cahili veya münafığı olmuş olmalarıdır! Tağuta ve batıla teslim olmuşlardır Müslüman ülkeler, bireyler ve milletler! İslamın; hakikatin katili olmuşlar maalesef ve bu katilliği de kabul etmiyorlar diğer dünyaperestler ve tağut ehli gibi! En başta onlara yazıklar olsun, veyl olsun! Yıllardır en başta müslümanların düzelmesi; kendini düzeltmesi gerektiğinin kaçınılmaz olduğunu söylemekten harab olduk!! Ve yine yazıklar olsun ki zırnık kadar anlamadıkları gibi; Elhamdulillah bize düşman oldular! Hakikatin payımıza düşen çilesidir işte!
6. Hâk ve hakikat nefislerine ölüm gibi geldiği; gerçekten de nefislerinin ölümü olacağı için ondan kaçıyorlar! Nice büyük fikir insanı-bilim insanı-filozof bile hakikati gördükleri halde ondan yüz çevirip yalanı ve zannı yeğlemişlerdir! Sabah namazına kalkmak yerine uykuyu tercih eden bizler gibi mesela! İyi ve anlaşılır bir örnektir kanısındayım bu örnek!
Velhasıl sırf bu gerçekle yüzleşmeme endişesi ile herkesin mutlak akibeti olan ölümden bile kaçıyor ve hiç anmıyorlar! “Açma şom ağzını; ölümden bahsedip keyfimizi kaçırma! Allah korusun!” Halbuki Allah Taala kimseyi ölümden koruyacağını taahhüt etmemiş, aksine ölümü tadacaksınız, dünya hayatı sizi aldatmasın, mutlaka hakikate uyanınız diyor.
Lakin ölümden kaçalım derken en korkunç ölüme gidiyor insanlar!! Hâlbuki ölümü öldürmek, nefsini öldürmek ve hakikate teslim olup onda yok olmaya; onda dirilmeye mecburdur insan. İnşallah nefislere ölmeden önce ölmek ve Hakka uyanmak kolay olur; kolaylaştırılır Bikudretillah.
7. Batılda ölmeyen hakikatte dirilemez; hakikatte yok olmayan yalanda yahut zulmette yok olmaya mahkûmdur!
Velhasıl ölmeden önce ölmek dileğiyle en başta bizler olmak üzere, cümlemiz..
Varlık bize ait değildi ezelden beri. Biz var edildik ve bu var edilmemiz büyük bir iştir! Allah’tan geldik ve O’na dönmekteyiz.
BU VARLIĞIN HAKKINI VERMEK ZORUNDAYIZ!
Varlığımızı aradan çıkartıp La İlahe İlla Allah diyebilmek; Hakkı Hak, Halkı halk, hakikati hakikat, gerçeği gerçek, yalanı yalan, adaleti adalet, zulmü ve zulmeti zulüm bilmek ve hakkını vermek; cennet ehli insanlar, insan ı kamiller olabilmek dileğiyle enfüslerimizde ve afakta GERÇEKTEN..
Olabilmek dileğiyle İnşAllah..
Acz ile, aşk ile, muhabbet ile..
Dualarınızda biz garibi de anarsınız temennisiyle..
Vesselam…
Bayram Karaman
25 Kasım 2017
1. Taslak
Telif hakları Bayram Karaman ve Hakikat Okuluna aittir. Ticari yayın mecralarında izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz ve yayımlanamaz.